top of page

Vuslatın Anahtarı: Ateşten Gömlek Giyerken Minnettar Kalabilmek

Ruhsal yolculuk, çoğunlukla çiçekli yollarda yürümek gibi başlar ama zifiri karanlıkta bir ateşten geçmekle mühürlenir. Birçoğumuz "tekamül" kelimesini dilimizden düşürmüyoruz ancak bu yolun sonundaki o büyük "Vuslat"a, yani birliğe varmanın gerçek bedelini ne kadar biliyoruz?


Bugün, kişisel gelişimin o pırıltılı başlangıçlarından, ruhun en sert sınavı olan "Celal" kapısına; oradan da vuslatın yegane anahtarı olan gerçek minnettarlığa uzanan bir yolculuğa çıkalım.


Başlangıcın Büyüsü: Haz ile Mutluluğu Karıştırmak

Yolculuğun başında her şey harikadır. Eski konfor alanımızdan çıktıkça, yeni farkındalıklar kazandıkça içimizi bir coşku kaplar. Beynimiz bizi dopamin ve serotoninle ödüllendirir.


Bu evrede insan "doğru yolda" olduğunu hisseder ve büyük bir şevkle ilerler.


Ancak dikkat! Bu hal gerçek bir huzur veya kalıcı bir mutluluk değil, bir haz evresidir. Kendi üzerimizde kazandığımız o ilk küçük zafer, hemen kapı eşiğinde bekleyen en büyük düşmanımızı uyandırır: Kibir. Kişi, "Oldum," demeye başlar. Her şeyi bildiğini, hatta tanrısal bir güce ulaştığını sanır. Egonun bu en sinsi hali, ruhsal yolculuğun en büyük barikatıdır.


Evrenin Görünmez Yasası: Azalan Verimler Kanunu

Ekonomide bir kural vardır: Azalan Verimler Kanunu. Bu yasa, ruhsal gelişimde de sessizce ve kusursuzca işler.


Sürecin başında harcadığınız 1 birim çaba size 10 birim getiri sağlar. Kendinizi dahi gibi hissedersiniz. Ancak ilerledikçe denge değişir:


• Bir süre sonra 1 birim çaba, 5 birime düşer.

• Sonra 1'e 1 olur.

• Yolun daha ileri aşamalarında 100 birim çaba gösterirsiniz ama karşılığında sadece 1 birimlik bir ilerleme alırsınız.


Neden mi? Çünkü evren bir sinüs eğrisi gibidir; içinde döngüsellik barındırır. Vedik öğretilerdeki gibi; ilerletici güç Raja, atalet ve karanlık olan Tama ve denge hali Satva sürekli bir devinim içindedir. Bu dinamik denge bozulmadan yeni bir seviyeye geçilemez.


Celal Kapısından Geçmeden Kemal’e Erilmez

Ruhsal yolculuk "Cemal" (güzellik, lütuf) ile başlar ama nihai amaç olan "Kemal"e (olgunluk, yetkinlik) ulaşmak için "Celal" (haşmet, sertlik, sınav) kapılarından geçmek şarttır.


Tasavvufun o meşhur düsturu burada devreye girer: Vurana elsiz, sövene dilsiz olmak. Egonun şiştiği, "Evreni ben yaratıyorum," dediği bir dünyada; kazaya ve belaya tahammül etmekten bahsetmek pek "havalı" gelmez. Oysa gerçek sınav, elinde güç varken o gücü nefsin için kullanmamaktır. Hz. Ali gibi bir elinde adaletin kılıcı Zülfikar’ı, diğer elinde ise kendine bakacağın aynayı tutabilmektir.


Gerçek Minnettarlık Nedir?

Peki, tüm bunların minnettarlıkla ilgisi ne? Çoğumuz işler yolunda gittiğinde minnettar olmayı biliriz. Oysa vuslat kapısını açan anahtar, koşullara bağlı olmayan bir minnettarlıktır.


Şu soruları kendimize sormanın vaktidir:

• Ateşlerde yanarken göstermediğin şey minnettarlık mıdır?

• En sevdiklerin, sen düştüğünde sana vurduğunda hala öfkeleniyorsan, bu minnet midir?

• İşler planladığın gibi gitmediğinde yüzün düşüyorsa, anlık teşekkürlerin bir hükmü var mıdır?


Gerçek minnettarlık; antagonistinle (hasmınla) mücadele ederken bile kalbinde duyduğun o sebepsiz sevgidir. Vahdet-i vücuttan (birliğin varlığından) güç alan sarsılmaz bir iman ve koşulsuz bir aşktır.


Sonuç

Vuslat, yani o hasreti çekilen birlik hali, ancak Celal ve Cemal’in aynı madalyonun iki yüzü olduğunu anladığımızda gerçekleşir. Eğer yolun sonuna talipseniz, sadece gül bahçesinde değil, ateş tarlasında da "Elhamdülillah" diyebilmelisiniz.


Unutmayın; minnettarlık sadece bir "teşekkür" değil, vuslat kapısını açacak anahtarın ta kendisidir.


Sevgiyle kalın,

Kenan

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Kuş Cenneti’ndeki Batık Kent - Leukai

İzmir’in Çiğli ilçesinde, bugün flamingoların ve doğanın huzur bulduğu Sasalı kıyılarında, ayaklarınızın hemen altında binlerce yıllık bir sırrın yattığını biliyor muydunuz? Bir zamanlar Ege’nin masma

 
 
 

Yorumlar


Abone Ol Formu

  • Amazon
  • instagram
  • youtube
  • linkedin
  • facebook
PayPal ile Bağış Yap

©2019, KENAN KOLDAY tarafından. Wix.com ile gururla oluşturuldu

bottom of page