
İsyanla doğan, kehanetle fethedilen antik kent - Leukai
- Kenan Kolday
- 20 Şub
- 2 dakikada okunur
Leukai’nin (Sasalı) hikayesi aslında büyük bir isyan ve rekabet hikayesidir. Bu küçük ada kenti, iki dev komşusu olan Kyme (Aliağa tarafı) ve Klazomenai (Urla tarafı) arasında paylaşılamayan bir ganimet gibiydi.
İşte bu bölgedeki çekişmenin ve Leukai’nin doğuşunun ardındaki ilginç olaylar:
1. İsyanla Doğan Kent
Leukai, bölgenin diğer antik kentleri gibi binlerce yıl öncesine dayanmaz. M.Ö. 380 civarında, Pers Kralı'na isyan eden Persli Amiral Takhos tarafından kurulmuştur. Takhos burayı bir operasyon merkezi ve korunaklı bir deniz üssü olarak seçmiştir. İsyan bastırıldıktan sonra bu stratejik nokta sahipsiz kalınca, komşular birbirine düşmüştür.
2. Büyük Kehanet Savaşı
Leukai için Kyme ve Klazomenai şehirleri karşı karşıya geldiğinde, meseleyi çözmek için Delphi Tapınağı'ndaki Kahin’e başvururlar. Kahin şöyle bir şart koşar:
"Leukai'de ilk kim kurban keserse, şehir onundur!"
Kyme’nin Stratejisi: Kyme, Leukai’ye çok daha yakındı. Bu yüzden acele etmelerine gerek olmadığını düşünerek rahat davrandılar.
• Klazomenai’nin Kurnazlığı: Urla tarafındaki Klazomenai halkı ise zekice bir plan yaptı. Bir grup vatandaşı bir tekneye bindirip, karşı kıyıdaki (Sasalı yakınlarındaki) kolonilerine gönderdiler. Oradan karayoluyla, Kyme'liler uyurken sessizce Leukai'ye sızdılar ve gün doğarken kurbanı kestiler.
3. "Klazomenai’nin Zaferi"
Kymeliler sabah şehre geldiklerinde dumanları görüp şoke oldular. Tartışma çıksa da kehanet yerine gelmişti. Leukai, bu kurnazlık sayesinde Klazomenai’nin bir toprağı (exclave) haline geldi. Bu yüzden bölgedeki antik kalıntılarda Urla-Klazomenai tarzı mimari ve seramik etkileri görülür.
Bu hikayenin etkilerini Leukai sikkelerinde de görmek mümkündür.
Leukai sikkeleri, antik dünyada bir şehrin sadece ticaretini değil, aynı zamanda siyasi ittifaklarını ve ruhani kimliğini nasıl ilan ettiğinin harika bir örneğidir.
Bu sikkelerdeki semboller doğrudan Apollon kültüne işaret eder ve bunun arkasında hem dini hem de çok kurnazca bir siyasi neden yatar:
1. Neden Apollon? (Klazomenai Bağlantısı)
Hatırlarsan, Leukai kenti Urla (Klazomenai) halkı tarafından bir kehanet oyunuyla ele geçirilmişti. Klazomenai’nin baş tanrısı ve koruyucusu Apollon’du.
• Leukai, Klazomenai'nin bir kolonisi veya toprağı sayıldığı için, bastığı sikkelerde ana kentin tanrısını onurlandırmak zorundaydı.
• Bu, şehre giren tüccarlara şu mesajı veriyordu: "Burası Apollon'un koruması altındaki Klazomenai toprağıdır."
2. Kuğu Sembolü: Apollon’un Sadık Dostu
Sikkelerin bir yüzünde genellikle zarif bir kuğu figürü görürsünüz. Mitolojide kuğular, Apollon’un en sevdiği hayvanlardır.
• Efsaneye Göre: Apollon doğduğunda, yedi kuğu adanın etrafında uçmuştur. Ayrıca Apollon’un her kış kuzeydeki efsanevi Hyperborea ülkesine kuğuların çektiği bir arabayla gittiğine inanılırdı.
• Coğrafi Tesadüf: İlginçtir ki, bugün Sasalı (Kuş Cenneti) hala su kuşlarının ve flamingoların merkezidir. Antik dönemde de bu lagünlerde kuğuların yoğun olması, bu sembolün seçilmesini hem dini hem de görsel olarak çok anlamlı kılmıştır.
3. Defne Çelengi: Zafer ve Arınma
Sikkelerin diğer yüzünde veya Apollon başının etrafında gördüğünüz defne çelengi (Daphne), tanrının en bilinen sembolüdür.
• Apollon'un aşkı Daphne'nin bir defne ağacına dönüşmesi hikayesinden gelir.
• Antik dünyada defne çelengi sadece zaferi değil, aynı zamanda kutsal korumayı ve arınmayı temsil ederdi. Leukai gibi stratejik ve "isyanla kurulmuş" bir kent için bu, meşruiyet kazanma çabasıydı.
4. Sikke Üzerindeki Diğer Detaylar
Leukai sikkelerinde bazen Apollon’un başı ¾ profilden (hafif yana dönük) betimlenir. Bu, o dönemde sanatın zirve yaptığı ve gravür ustalarının hünerlerini sergilediği bir tarzdır. Ayrıca sikkelerin üzerinde şehrin adını temsilen ΛΕΥ (LEU) harfleri okunur.
Para öyle bir günlük kullanım ile kültürel beyin yıkama ve tarih yazma aracı olmuş ki Leukai’den beri bu gücün nasıl kullanıldığını 2400 yıl sonra bile sanırım görebiliriz.
Sevgiyle kal,
Kenan

Yorumlar